Haberi Paylaş!
POP-KÜLTÜR
04.10.2019

Tam 44 yıl adaletten kaçan seri katil Golden State Killer'ın öyküsü

1974-1986 arasında ABD'de adeta terör estiren, sıra dışı hikayesiyle birçok kitaba, belgesele ve filme konu olan Golden State Killer, tam 44 yıl sonra yakalandı.

Malum, ABD seri katiller konusunda adeta bir “cennet”! Her tip seri katil, cani, manyak ve tarikat liderinin mevcut olduğu bu geniş coğrafyada, katiller her zaman yakalanamıyor. ABD’de eyaletler arasında geçiş yapıldığında bile suçtan yırtma şansının nispeten arttığını düşünürsek, sınırları koca kıtaya yayılan ve 300 milyonluk nüfusa sahip olan bir coğrafyada kendini kanundan sıyırmanın kolay bir yolu elbette bulunuyor. Tıpkı ABD tarihinin en azılı suçlularından biri olan Golden State Killer örneğinde yaşandığı gibi...  Uzun yıllar boyunca halk arasında büyük korkuya ve öfkeye neden olan Golden State Killer, minimum 120 soygun, 50 tecavüz ve 12 cinayetten sorumlu tutuluyordu. Üstelik tüm bu suçları işlerken neredeyse arkasında hiç delil bırakmamıştı ve kim olduğu konusunda hiçbir somut ipucu da yoktu. Minik soygunlarla başladığı suç kariyerinde kısa sürede azılı bir caniye dönüşen Golden State Killer, 1986’da Orange County'de 18 yaşındaki bir kadını tecavüz ettikten sonra vahşice öldürmüş ve o günden sonra adeta sırra kadem basmıştı. Bilinen son suçunun ardından ortalıktan bir anda kaybolan ve öldüğü tahmin edilen bu cani, 32 yıl sonra adeta mucizevi şekilde yakalandı!
 

Golden State Killer, 1974-1986 yılları arasında ABD'nin Kaliforniya eyaletinde terör estiren bir caniydi. Bu suç makinesi, uzun yıllar boyunca ABD'nin aydınlatılamayan en önemli suç gizemlerinden biri olarak kaldı. ABD tarihinin gördüğü en büyük cinsel suçlularından biri olan bu caninin adeta herkese meydan okuyan oldukça agresif bir suç medotu vardı. Gözüne kestirdiği kurbanlarını evlerine girip uykularından yüzlerine tuttuğu fenerle uyandırıyor, erkeğin ellerini kadına bağlattıktan sonra kadının ellerini de kendi bağlıyordu. Talihsiz kurbanına yatak odasında tecavüz ederken kocası veya sevgilisi de dışarıda elleri bağlı şekilde bekliyordu. Genelde yüzükoyun yatağa bağladığı erkeğin sırtına üst üste tabaklar koyuyor, tabakların devrilmesi ya da kocanın ses çıkarması halinde her kisini de öldürmekle tehdit ediyordu. Bu manyak, tecavüz ettikten sonra özellikle evde zaman geçirmeyi fazlasıyla seviyordu. Hemen her tecavüzden sonra evin mutfağına iniyor ve buzdolabını karıştırıp kendine yemek hazırlıyor ve ortlama 2-3 saat evde zaman geçiriyordu. Tam bir abur cubur manyağı ola bu cani, evdeki bu tip yiyeceklerin çoğunu tüketiyordu. Tüm bunlar yetmemiş gibi, kurbanlarını suç işlendikten sonra uzun yıllar telefonla arıyor, tehdit ediyor ve korku saçıyordu.
 


Suçlarını yoğunluklu olarak üç farklı dönemde işleyen ve bu sayede yakalanamayan Golden State Killer, basın tarafından birden fazla kimlikle adlandırılmış ve uzun yıllar Batı Yakası halkını uykularından etmişti. 1976-1986 yılları arasında gerçekleşen cinayetler önce Kaliforniya eyaletin başkenti Sacramento'da başlamış, daha sonra San Francisco'ya ve eyaletin merkezi ile güneyindeki diğer kentlere yayılmıştı. Halk arasındaki korkunun boyutu öylesine büyüktü ki, silah ve kilit satışları o dönemde adeta patlamıştı!
Golden State Killer lakabını almadan önce basın organlarında bu sapık katile East Area Rapist, Original Night Stalker, Visalia Ransacker ve Diamond Knot Killer gibi tuhaf lakaplar takılmıştı. Önce sıradan bir hırsız, ardından bir seri tecavüzcü olan Golden State Killer, 1976 yılında ilk kez cinayet işlemiş ve 1986’da ortalıktan kaybolmadan önce 12 kişiyi vahşice öldürmüştü. O yıllarda başta FBI olmak üzere tüm emniyet görevlileri gece gündüz bu adamı aramış, fakat tüm aramalara rağmen -en ufak bir maddi delil bırakmadığından- bulunamamıştı. Cinayetleri sonrasında kurbanların mücevher (genelde tek küpe) ve kimlik kartlarını çalan seri katilin öldürdüğü kız çocukları ile kadınların yaşları 12 ila 41 arasında değişiyordu.
 

Bir kitap tahmin edemeyeceğiniz kadar çok şey değiştirebilir. Toplumun hafızasını temize çekmek için bazen gazeteciler ve araştırmacı yazarlar, ellerini taşın altına herkesten biraz daha çok koymak zorunda kalırlar. Michelle McNamara’nın da yaptığı tam olarak buydu. ABD’nin en çok ilgi gören podcast’lerinden birinin sunucusu olan Michelle, TrueCrimeDiary adlı programında Amerika’da faaliyet gösteren seri katilleri inceliyordu. McNamara’nın ilgisini en çok çeken isim, yakalanamamış olması sebebiyle Golden State Killer’dı. McNamara’nın programı o kadar popülerdi ki, ünlü ABD’li yayıncı Harper Collins’ten kendisine kitap yazması teklifi geldiğinde hemen kabul etti ve Golden State Killer’ı anlatan “I'll Be Gone in the Dark: One Woman's Obsessive Search for the Golden State Killer” adlı kitabı kaleme aldı. Bu kitap inanılmaz popüler oldu ve ABD’nin bu sene en çok satan ilk beş kitabı arasına bile girdi. Kitabın popülerliği sayesinde FBI dosyayı ve delilleri mevcut en son teknolojiyi kullanan DNA araştırmalarına tabi tuttu ve ortaya muazzam bir sonuç çıktı! Golden State Killer’ın birden fazla suçla ilişkilendirilmeye başlaması ve yakalanmasına uzanan sürecin fitilini yakan şey, elbette gelişen teknoloji olmuştu. Özellikle de DNA analizi alanında yaşanmış olan teknolojik gelişmeler, kapatılan dosyaların yeniden açılmasına ve polisin elindeki bulgular sayesinde pek çok suç dosyasının aynı suçluyla ilişkilendirilmesine neden olmuştu. Fakat DNA veri tabanında katile ilişkin bir kayıt bulunamadığından, istenen sonuç bir türlü alınamıyordu. Ta ki Nisan 2018’e kadar!
 

2016 yılında raftan indirilerek yeniden açılan Golden State Killer davası, Nisan sonunda mucizevi tutuklamayla noktalandı. Bu azılı seri katili yakalayan ise GEDmatch isimli bir web sitesi oldu. Bu siteye kişiler genetik bilgilerini girerek, olası uzak akrabalarını bulabilmek için başvuruyordu. Bir akrabasının (kuzen) kendi dna’sını siteye girmesiyle ilk kez ilk büyük ipucu elde edildi ve zanlının 1800’lerde yaşamış olan büyük-büyük-büyük dedesiyle ilk eşleşme yapıldı.
Eşleşmenin ardından FBI, DNA ile ilişkili olabilecek ve günümüze kadar gelen yüzlerce aile üyesini tek tek inceledi. Sonuçları, yaş ve bölge ile de kısıtlandıran ekibin bulduğu iki kişiden biri olan DeAngelo’nun çöpünden DNA’sına ulaşılınca, 40 küsür yıllık arayış da sona ermiş oldu. Eski bir polis memuru olan ve daha önce yaptığı basit bir hırsızlık olayından dolayı meslekten atılan Joseph James DeAngelo’nun DNA verileri Golden State Killer vakasındaki delillerle örtüşüyordu. FBI’ı elinde zaten Golden State Killer’ın kurbanlarından birinin evinde yaptığı araştırmalar sonucunda tam 34 yıllık bir DNA vardı ve bu da DeAngelo ile uyuşunca katil zanlısını evinde kıskıvrak yakaladı!
 


Yapılan açıklamaya göre, 72 yaşındaki şüpheli Joseph James DeAngelo, evinde kızına ve torununa yemek yaparken gerçekleşen bir polis baskınıyla tutuklanmıştı. Anlatılanlara göre DeAngelo baskın anında o kadar soğukkanlıymış ki, polise "Ocakta yemeğim var." bile demekten çekinmemiş! Torunlarıyla emeklilik günlerini yaşarken yakalanan DeAngelo, Vietnam’da savaşmış eski bir Amerikan askeri ve polis memuru. Polislikten 1979 senesinde hırsızlık yaptığı için atılmış. 1979’dan yeniden işe girdiği 1990’a kadar ise ne işle meşgul olduğu bilinmiyor. 1990’dan itibaren ve çalışma hayatının kalanında ise, Save Mart isimli market zincirinin dağıtım merkezinde çalışmış. Üç çocuğu ve pek çok torunu var. Golden State Killer’ın mahkeme süreci çok yakında başlayacak. Ortada tabii ki cevap bekleyen pek çok soru var. En önemlilerinden biri de, 1986 yılında suç dalgasının bir anda neden kesildiği. Mahkeme sürecinde başta bu soru olmak üzere, tüm bu detayları öğrenme fırsatımız da olacak. Bu arada İleriki yıllarda bolca Golden State Killer filmi, dizisi ve belgeseline hazır olun!