Haberi Paylaş!
GÜZEL HABERLER
26.09.2019

Eylül ayında ilk bölümü ekrana gelecek 10 yeni yabancı dizi

Dizi tutkunlarını buraya alalım! #Neizlesem diye düşünüyorsanız aksiyondan komediye, dramdan polisiyeye her telden dizi önerimize bir göz atın. Bu diziler bağımlılık yapabilir!

Yaz aylarına veda ettiğimiz şu günlerde, televizyon ekranları sıfır kilometre yapımlarla yılın en kalabalık sürecini yaşıyor. Yepyeni dizilerle renklenen sonbahar ekranında hemen her zevke göre bir dizi mutlaka var. #Neİzlesem diye düşünenlere Eylül ayında yaşanan ekran bereketinin en başarılı örneklerini sıraladık:

UNBELIEVABLE
Netflix'in true crime (gerçek hayatta işlenmiş suçlar) etrafına örülmüş pek çok başarılı programı var. Bunlardan bazıları belgesel niteliğindeyken bazıları da tamamen profesyonel oyuncularla çekilen kurgusal canlandırmalar halinde seyirciyle buluşuyor. Bu türdeki Unbelievable adlı mini-dizi de Netflix'in sonbahar takviminin iddialı yapımlarından biri olacak gibi duruyor. Marie Adler, yaşadığı tecavüz olayını polise bildiren ancak yeterli deliller toplanamadığı için hem açılan davası düşen hem de kanun birimlerini yanıltmaya teşebbüsten ötürü hakkında dava açılan bir genç kızdır. Marie'nin öyküsüne inanan iki kişi vardır; davadan el çektirilen dedektifler Grace Rasmussen ve Karen Duvall. İki dedektifin genç kızla birlikte verdikleri mücadele, Colorado ve Washington eyaletlerinde seri tecavüz suçu işleyen bir sapığın yakalanmasıyla sonuçlanacaktır. Unbelievable'ın kadrosunda Emmy ödüllü yıldızlar Toni Collette ve Merritt Wever'la birlikte genç yetenek Kaitlyn Dever da dikkat çekiyor. Yaşanmış bir olaya dayanan bu hikayede, karakter isimleri tarafların özlük haklarını korumak adına değiştirilmiş olsa da olaylar yaşandığı biçimde aktarılmış. Polisiye dizileri sevenler ve dedektiflik öykülerine meraklı izleyiciler, eminiz bu diziyi ıskalamayacaktır. Unbelievable, sadece 8 bölüm sürecek ve tüm bölümleri 13 Eylül’de yayında olacak.


AMERICAN HORROR STORY: 1984
Amerikan televizyonlarına uzun yıllar sonra antoloji dizi kültürünü geri getiren yapım olarak ünlenen American Horror Story, yaklaşık 10 seneye yaklaşan ekran macerasında inişli çıkışlı dönemler geçirse de her yeni sezonu milyonlar tarafından merakla beklenmeye devam ediyor. Dizinin yaratıcısı Ryan Murphy, son dönemde American Crime Story ve Posé adlı projeleriyle ödüllere boğuluyor olsa da American Crime Story’e nokta koyma niyeti pek yok. Yine de Murphy’nin, çağın trendlerine ayak uydurmak konusunda hiç çekingen sayılmadığının da altını çizelim. Son yıllarda korku temalı yapımlarda iyiden iyiye trend haline gelmiş olan 80’lere dönüş, American Horror Story’e de sirayet etmiş durumda. Yeni sezonun başlığı 1984 olacak ve Friday the 13th, Sleepaway Camp ve The Burning gibi ünlü 80’ler korku yapımlarını hatırlatan biçimde bir yaz kampında gerçekleşen kanlı cinayetlere odaklanacak. Emma Roberts, Gus Kenworthy, Sarah Paulson, Angelica Ross, Billie Lourd, Cody Fern, Leslie Grossman ve John Carroll Lynch’i başrollerde izleyeceğimiz dizi, eminiz korku ve nostaljiyi kusursuz harmanlayacak. American Horror Story: 1984, ekranları kana bulamak için 18 Eylül’de dönüyor!



CRIMINAL
Suç dizilerinden alışık olmadığımız biçimde, sadece bir sorgu odasında geçen bir formata sahip olan Criminal dizisinde, dört farklı ülkenin, dört farklı şehrindeki dedektifler, toplam 12 zanlıyla mülakat gerçekleştirerek ellerindeki davaları çözmeye çalışacaklar. Dizinin oyuncu kadrosu da her ülkenin önemli oyuncularını kamera karşısında misafir edecek. İngiltere bölümlerinde David Tennant, Hayley Atwell, Youssef Kerkour ve Clare-Hope Ashitey'i seyredeceğiz. Fransa'da geçen bölümlerde Nathalie Baye, Jérémie Renier ve Sara Giraudeau yeteneklerini konuşturacaklar. Peter Kurth, Christian Berkel, Deniz Arora ve Nina Hoss da Almanya bölümlerinin yıldızları olarak dikkat çekiyor. Dizinin ilk sezonuna nokta koyacak olan İspanya bölümlerindeyse Carmen Machi, Inma Cuesta, Eduard Fernández, Emma Suárez ve Álvaro Cervantes gibi harikulade oyuncular görev almış. Criminal, seyircisiyle 20 Eylül’de buluşacak.


BLUFF CITY LAW
Jimmy Smits, hiç şüphesiz Hollywood’un bukalemun aktörlerinin başında geliyor. Karakter oyunculuğunda zirve performanslara imza atmış olan bu şahane aktörü bugüne dek pek çok önemli yapımda izledik. Star Wars prequel üçlemesinde halkının cesur lideri ve Padme tarafından Leia’nın emanet edildiği devlet adamı Bail Organa olarak efsane seriye damgasını vurmuştu. Sons of Anarchy’de, dünya dizi tarihinin en belalı kadın karakterlerinden olan Gemma'nın sevdalısı ve bir genel ev işletmecisi olarak karşımıza çıkmıştı. How to Get Away with Murder’da canlandırdığı Dr. Isaac Roa karakterindeki başarısı halen hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Smits’i bu defa ABD’nin Tennessee eyaletinin en belalı şehri Memphis’te hizmet veren bir avukatlık bürosunun sahibi olarak izleyeceğiz. Elijah Strait, bir yandan şirketini eyaletin en güçlü hukuk firması olarak konumlandırmaya çalışırken bir yandan da en az kendisi kadar başarılı olan kızı Sydney Strait’i kendi tarafına çekerek ve altında çalışmaya ikna etmeye yönelir. Sağlam avukatlık dizilerine meraklı olanlar ve aile içi ilişkileri irdeleyen melodramları sevenler, eminiz bu diziye bayılacaktır. Bluff City Law, ilk bölümüyle 23 Eylül’de ekranlara gelecek.



PRODIGAL SON
Prodigal Son, suç dizilerine provokatif bir bakış açısı getirmeyi hedefleyen iddialı bir yapım. Riverdale ve The Flash gibi dizilerin Emmy ödüllü yapımcıları Greg Berlanti ve Sarah Schechter, Prodigal Son projesini yönetecek isimler olarak dikkat çekiyor. The Walking Dead dizisinde canlandırdığı Jesus karakteriyle ünlenen Tom Payne ve son olarak The Good Omens'te izlediğimiz efsane aktör Michael Sheen, dizinin başrollerini paylaşıyorlar. Doktor Martin Whitley, New York’un en başarılı cerrahlarından biridir. Kendisi aynı zamanda 23 kişiyi öldüren ve “cerrah” lakabıyla tanınan bir seri katildir. Whitley’nin oğlu büyüyünce FBI’da suçlu profillerini araştıran bir psikiyatrist olur babasının cinayetlerinin tamamını inceler. New York’ta, Doktor Martin Whitley’nin cinayetlerini taklit eden yeni cinayetler işlenince, katili yakalamak için baba – oğul kafa kafaya vermek zorunda kalırlar ancak işler pek de sandıkları kadar kolay gitmez. FOX’un yapımcılığını üstlendiği dizinin özellikle de şiddetli cinayet sahnelerini cesurca yayınlanacağı konuşuluyor. Suç ve cinayet teorilerini seven, izlediği dizilerdeki gizemleri çözmeye kafa yormaktan hoşlananlar için Prodigal Son, 23 Eylül’de ekranlarda olacak.



EMERGENCE
Lost efsanesinin kanalı olarak akıllara kazınan ABC, Lost’un jübilesinden beri onun yerini dolduracak fantastik ve paranormal olayların gündelik hayatla kesiştiği projelere şans veriyor. Aradan geçen 10 yılı aşkın sürede kanal pek çok başarılı projeye imza atmış olsa da “Lost tadında“ fantastik bir yapım bulamamış olmanın da sıkıntısını çekiyor. Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali yeniden er meydanında dönmeye hazırlanan ABC’nin yeni paranormal aktivitesi bol yapımının adı Emergence olarak açıklandı. Kendi halinde bir sahil kasabasında işler bir gece yarısı geri dönüşü olmayacak biçimde karışır. Long Island’a bağlı olan Peconic Bay kasabasında “kuzey ışıklarını” andıran bir gökyüzü olayı gerçekleştikten saniyeler sonra sahile bir uçak düşer. Uçağın enkazında, burnu bile kanamadan kurtulmuş bir kız çocuğu vardır. Şerif yardımcısı Jo Evans, bu sevimli kız çocuğunu himayesine alır ancak kısa süre sonra kasabada daha önce kimselerin görmediği yabancılar belirmeye başlar ve her biri de bu gizemli kızın peşindedir. Gizemli konusu ve başarılı kadrosu sayesinde pek çok izleyicinin dikkatini çekeceğini düşündüğümüz Emergence, bakalım Lost’tan aldığımız tadı verebilecek mi? Dizinin ilk bölümü 24 Eylül’de yayında olacak.



CREEPSHOW
Sadece korku filmleri yayınlayan bir çevrimiçi seyir platformu olduğunu biliyor muydunuz? Shudder adlı bu platform, korku sineması hayranlarının Netflix'i olarak kabul ediliyor ve ülkemizden de üyelik kabul ediyor. Shudder, geniş korku sineması arşivini son dönemde bizzat prodüksiyonunda rol aldığı yapımlarla da desteklemek konusunda iddialı. 80'lerin ünlü antoloji film serisi Creepshow'u dirilten Shudder, bu seri bağlamında toplam 12 kısa filmden oluşan bir antoloji dizi sezonuna imza atmış. Orijinal Creepshow, Stephen King ve George Romero'nun kolektif çılgınlığından doğmuştu. Bu defa prodüktör koltuğunda The Walking Dead dizisinin televizyon uyarlamasında kilit rol oynayan ve 80'lerin ünlü özel efekt sanatçılarından olan Greg Nicotero var. Yeni Creepshow, modern korku edebiyatının pek çok önemli isminin eserlerinden uyarlanan bölümlerle karşımıza çıkacak. Stephen King, Joe Hill, Joe R. Lansdale, Josh Malerman, Christopher Buehlman ve John Skipp gibi yazarların yanı sıra John Harrison, Paul Dini ve Rob Schrab'ın kaleme aldığı öyküler de senaryolaştırılmış. Dizinin ilk sezonu altı bölüm sürecek ve her bölümde yarımşar saat sürecek olan iki farklı hikayeyi seyredeceğiz. Creepshow, seyircisiyle 25 Eylül'de buluşacak.



STUMPTOWN
Uçmayan, kaçmayan ve özel güçleri olmayan bir çizgi romanı uyarlaması seyretmeye var mısınız? Çizgi roman piyasasının Oscar’ı olarak da bilinen, Eisner ödüllü Greg Rucka ve Matthew Southworth’un ortak kaleminden doğmuş olan Stumptown adlı çizgi roman, aynı adla dizi olarak uyarlandı. Kahramanımız Dex Parios, tam bir baş belası. Eski bir ordu mensubu olan ve savaş dönüşü özel dedektiflik yapmaya başlayan Parios, engelli erkek kardeşine bakmakla yükümlü olduğu halde başını da sürekli derde sokmaktan geri kalmaz. Kimsenin çalışmak istemediği en leş vakalar üzerinde çalışmakla ünlenen Dex’in alkol ve kumar sorunu kısa sürede tüm hayatını ele geçirir ve kendisini ölümle burun buruna getirir. Emniyet teşkilatındaki uzatmalı sevgilisiyle de arası bir türlü toparlanamayan Dex’in yokuş aşağı giden yaşamı bir gün bir kaçırılma vakasıyla kökten değişir. Dex’in müdavimi olduğu kumarhaneye ödeyemeyeceği ölçekte borcu birikir. Kumarhanenin sahibi, Dex’in şöhretinden haberdar olur ve güzel dedektifle kaçırılan torununu bulması için anlaşır. Başrolünde How I Met Your Mother ve Avengers gibi yapımlardan tanıdığımız Cobie Smulders’ın yer aldığı Stumptown, 25 Eylül’de başlıyor.


CAROL’S SECOND ACT
Hastane dizileri genellikle gözyaşı ve ajitasyon doludur, ancak Second Act bu klişeyi kıracağa benziyor. Genellikle yüksek bütçeli dram ya da macera dizileriyle tanıdığımız CBS kanalının böylesi sevimli ve naif bir projeye yatırım yapması oldukça dikkatimizi çekti. 2000’lerde yayımlanan Scrubs’tan beri iyi bir hastane komedisi izlemediğimizi de hesaba katarsak, Carol’s Second Act en azından bir şansı hak ediyor. Orta yaşlı Carol’un hayatı kocasının ihanetinden sonra adeta kararır. Kendisine ikinci bir şans yaratmak isteyen Carol, öğretmenlik mesleğinden istifa edip tıp fakültesine başvurur ve sınavda gösterdiği olağanüstü performansla kendini bir anda beyaz önlüklerin içinde stajyer hekim olarak bulur. Yeni mesleğini adeta hayatının yepyeni sayfası olarak algılayan ve kabullenen Carol, eğlenceli bir serüvene steteskobuyla dalar! Kendisinden yaşça çok daha genç mesai arkadaşlarıyla arasındaki jenerasyon açığını kapatmaya çalışırken bir yandan da aşkın kapıyı yeniden çalmasına izin verir. Emmy ödüllü Patricia Heaton ve Kyle MacLachlan’ın başrollerini paylaştığı Carol’s Second Act, kahkaha dolu ilk sezonunun prömiyerini 26 Eylül gecesi yapacak.



GODFATHER OF HARLEM
Beverly Hills, 90210, X-Files, Law & Order ve Narcos gibi efsane dizilerin yaratıcısından izleyeni her anıyla sarsacak yepyeni bir yapım geliyor. Oscar ödüllü aktör Forest Whitaker'ın başrolleri Vincent D'Onofrio, Nigél Thatch, Lucy Fry, Paul Sorvino ve Giancarlo Esposito ile paylaştığı Godfather of Harlem, ilhamını Harlem sokaklarından ve o sokaklarda yaşanmış olan gerçek olaylardan alıyor. Bir zamanlar Harlem'i parmağında oynatan mafya babası Bumpy Johnson, tam 10 yıl süren hapis cezasının ertesinde New York'a ve Harlem'e geri döner. Fakat 10 senede yaşanmış olan değişim trajik boyuttadır. Bumpy Johnson, şehrin İtalyan ve Yahudi mafyalarının elinde oyuncak olduğunu görür. Harlem'in de durumu farksızdır. Bumpy Johnson, eski mahallesini bu savaşın bir tarafı olmaktan kurtarma adına kolları sıvar. Bu süreçte, Afrika kökenli Amerikalılar arasında büyük ses getiren vaiz Malcolm X'le tanışır. Malcolm X, Bumpy'nin özellikle de devlet otoritesine karşı sağlam durmasında önemli rol oynayacaktır. New York şehri bir daha asla eskisi gibi olamayacaktır. Bu iddialı mafya öyküsünü kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz. Godfather of Harlem'in ilk bölümü 29 Eylül'de yayınlanacak.